|
In virtute sunt multi ascensus. Cicero |
Fikri mülkiyet, sınai, ilmi, edebi ve sanatsal alandaki fikri çabanın neticesinde ortaya çıkan ve ticari alandaki her tür hakkı ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.
Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatını Kuran Sözleşmenin (Stockholm) tarifler kenar başlıklı 2.maddesinin VIII.bendinde fikri mülkiyetin: "edebi, artistik ve ilmi eserleri, sanat yorumcularının eserlerini ve icracı sanatçıların eserlerini, fonogramlar ve radyo yayınlarını, insani çaba sonucu husule getirilen her alandaki buluşları, bilimsel keşifleri, endüstriyel tasarımları, mal ve hizmet markaları ile ticari unvan ve işletme adlarını, haksız rekabete karşı her tür korumayı ve yine sınai, ilmi, edebi ve sanatsal alandaki fikri çabanın neticesinde ortaya çıkan ve ticari alanda kullanılan her tür hakkı" kapsayacağı açık bir biçimde ifade edilmiştir.
Bu açıklamadan da görüleceği üzere, fikri mülkiyet, genel olarak, "fikri haklar" olarak adlandırılabilecek telif hakkı ve komşu hakların düzenlenmiş olduğu alan ile "sınai haklar" olarak adlandırılan ve marka, tasarım, patent ve faydalı model, entegre devre topografyaları, coğrafi işaretler ve benzer unsurları bünyesinde barındıran iki ana bölüme ayrılmaktadır.
Türkiye'de, uluslar arası standartlarda, etkin ve güçlü bir fikri mülkiyet koruması için gereken alt yapı oluşturulmuş olmakla beraber, ilgili mevzuatın uygulanması ve bu bağlamda yurt dışı ve yurt içinde bulunan şahıs, şirket, kurum ve kuruluşların doğru yönlendirilmesi önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmış bulunmaktadır.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki akademisyenlik statüsü’nü devam ettiren Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu'nun bugüne kadar yayınlanmış yirmi adet kitabı ve yetmiş adedin üzerinde bilimsel makalesi bulunmaktadır. Avukatlık mesleğinin yanı sıra isteğe bağlı olarak sözlü ve/veya yazılı danışmanlık da yapmakta olan Kılıçoğlu, uzmanlık alanına giren konularda “Bilimsel Mütalaa” da vermektedir.
Kılıçoğlu, T.C. Adalet Bakanlığı tarafından oluşturulan ''Yeni Türk Medeni Kanunu''nun hazırlık çalışmalarında Komisyon Başkanlığı ile komisyon üyeliği görevlerini yürütmüş olup, katıldığı pek çok konferans ve televizyon programları yoluyla da bu kanunun Türkiye’de gerçek anlamda uygulanması ile yorumlanmasında etkili hizmetler vermiştir.
Prof.Dr. Ahmet M.Kılıçoğlu, kanunun tanıtımı ile ilgili yurt içi ve yurt dışında düzenlenen pek çok konferansa konuşmacı olarak katılmıştır.
Ankara’da serbest avukatlık mesleğini yürüten ve aynı zamanda da profesörlük unvanına sahip olan sayılı kişiler arasındaki Ahmet M. Kılıçoğlu, 1994-1998 ve 2000-2002 yılları arasında ''Adalet Bakanlığı Yüksek Müşavirlik'' görevini ifa etmiş ve bunun yanı sıra çok sayıda kanun tasarısı ile taslağı üzerindeki çalışmalara katılmıştır.
Öğretim üyeliği sıfatı nedeniyle mahkemeler tarafından re’sen önemli davalarda bilirkişi olarak seçilmekte olan Kılıçoğlu, kimi önemli davalarda da yine mahkemelerce veya uyuşmazlığın taraflarınca hakem olarak tayin edilmektedir.
Prof.Dr.Kılıçoğlu, çok iyi derecede Almanca ve orta seviyede Fransızca bilmektedir.